İTÜ Nano-Bilim & Nano-Mühendislik

Programın açılma Gerekçesi Dünyadaki gelişmeleri takip edebilmek ve uluslararası standartları yakalamak için ülkemizde nanobilim ve nanoteknoloji konusunda disiplinlerarası işbirliğini güçlendirmek gerekmektedir. Ülkelerin Nanobilim ve nanoteknoloji alanındaki düzeyleri, ülkelerin gelişmişliklerini ölçen bir kriter haline gelmeye başlamıştır. Nanoteknolojinin ülkemiz ekonomisine ve savunmasına getireceği katkıları en iyi biçimde kullanabilmek için üniversitelerimizin, sanayi ve kamu kuruluşlarımız arasında sıkı işbirliği kaçınılmaz hale gelmiştir. Araştırma laboratuarları (nanobilim ve nanoteknoloji araştırmalarına yönelik olarak) yeni bir örgütlenmeye gitmekte; üniversiteler yeni eğitim programları başlatmaktadır. Bu bağlamda, İTÜ NanoScience & NanoEngineering lisansüstü programının başlatılması ülkemizde ihtiyaç duyduğumuz genç bilim insanlarının ve araştırıcıların yetiştirilmesinde önemli katkıda bulunacak ve geliştirilecek teknolojilerle nanoteknolojinin ülkemizde kök salması ve ekonomiye katkı sağlar hale gelmesi için uzmanlar yetiştirilecektir.

Bilişim ve haberleşme teknolojilerinde ortaya çıkan arzdan kaynaklanan küçük hacimli, bilgi depolama ve hız yeteneği yüksek olan elektronik ve bilgisayar tabanlı iletişim sistemlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi gereksinimi hızla artırmaya devam etmektedir. Günümüz elektronik haberleşme ve bilişim teknolojisi silikon yarıiletken tabanlı olup, üreticiler mevcut kullanıcı talebini ancak üretim sürecini arttırarak ve/veya geliştirerek karşılamakta olup çok yakın bir süreç içinde bunun da yeterli olmayacağı endişesi artmaktadır. Yoğun araştırma-geliştirme faaliyetleri sonucu mevcut silikon yarıiletken cihazlarının boyutlarını ancak 2020 yıllarında 10-20 nanometre boyutlarına indirebileceği beklenmektedir. Elektronik ve opto-elektronik cihazların boyutlarının küçültülmesi hacimlerinin küçültülmesi ve hızlarının artırılması anlamına gelen bu yeni teknolojik üretim yöntemi birçok bilimsel ve teknolojik problemleri de beraberinde getirmektedir. Bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla, dünyanın ileri gelen bilim adamları ve mühendisleri geleceğin bilişim ve iletişim teknolojilerini belkemiğini oluşturacak olan ve hatta dünya ekonomisini ve devletlerarası güç dengelerini yönlendireceğine inanılan “Nanobilim ve Nanoteknoloji” konusunda yoğun biçimde çalışılmaktadırlar.

Nanobilim ve Nanoteknoloji ile ilgili olarak dünyada yoğun araştırma ve geliştirme faaliyetleri son 20 yılda ivme kazanmış bulunmaktadır. Günümüz teknolojisi maddelerin bilinen fiziksel ve kimyasal özelliklerinin kullanımına dayanmaktadır. Nanoboyutlara inildiğinde, malzemenin boyutları ile değişebilen yeni fiziksel ve kimyasal özellikler, özellikleri değiştirilebilen ve/veya kontrol edilebilen yeni malzemelerin üretilebileceğine işaret etmektedir.